1OL Civelek

1OL Civelek

Deplasman Tribünü
[email protected]

Fenerbahçe'nin 14 Mayıs 2006 Denizli travması

14 Mayıs 2022 - 10:13

Halihazırda 22 şampiyonluğu olan Galatasaray’ın kazandığı şampiyonluklar içinde en fiyakalı, en görkemli olanlarından; şikenin ertesi sezonu olan Kadıköy’deki 2012 şampiyonluğu ile 2006’da son haftada Fenerbahçe’nin Denizlispor deplasmanında son maçta puan kaybetmesiyle kazandığı şampiyonluklar ilk 2’ye girer. İki şampiyonluğun kazanılmasının daha vurgulu ve önemli olmasının başlıca faktörü de Galatasaray’ın ezeli rakibi Fenerbahçe’de oluşturduğu travmaların oluşturduğu hasarlardan dolayıdır. Her şampiyonluk çok önemlidir, çok keyif verir ancak 2006 ve 2012 şampiyonlukları 22 şampiyonluk içinde ilk 2’dedir; hem Galatasaray için hem de Fenerbahçe için. Birine mutluluk verdiği gibi, diğerine de hüzün vermiştir...

Yukarıda da belirttiğim gibi Galatasaray’ın 2006 şampiyonluğu Fenerbahçe için de oldukça önem farz ediyordu. 2004 ve 2005’te üstüste 2 şampiyonluk yaşayan Fenerbahçe, daha önce ve halen hiç yaşayamadığı üstüste 3 şampiyonluk serisine son maçtaki Denizlispor maçıyla ulaşamadığı için bugünkü 14 Mayıs tarihi, mazide unutulmayacak ve Netflix’e bile belgesel yapılabilecek, roman tadında okunabilecek bir afiş ismidir...

Gelin, son haftalardaki soluk soluğa geçen yarışı, birkaç paragrafla tekrar hatırlayalım...


BİR AY ÖNCE:

71’er puanlı Galatasaray’dan averajla haftaya lider giren Fenerbahçe, 15 Nisan Cumartesi akşamında Arda Turan'lı Manisaspor'dan 5 gol yiyerek yenilmesinin coşkusuyla, 16 Nisan Pazar akşamı hınca hınç dolu Ali Sami Yen Stadı’nda Sasa İliç'in de şov yaptığı maçta Rizesporu 4'leyince puan farkı 3'e çıkmıştı...
Puanlar Galatasaray’ın 74, Fenerbahçe’nin de 71 olarak bir sonraki hafta Kadıköy’de oynanacak derbiye çevrilmişti gözler...


ÜÇ HAFTA ÖNCE:

22 Nisan Cumartesi...
Son düzlüğe girilen ligde, kalan 4 maçta fikstür avantajını elinde bulunduran Fenerbahçe, bir önceki hafta kaybettiği liderliğin de hırsı ile, kendi saha avantajını da kullanarak hem tribünlerin hem de sahadaki futbolcuların da agresifliği ile hem maçı 4-0 kazanınca averajla tekrar liderlik koltuğuna oturunca ligin terazisi tekrar yer değiştirmişti. Puanlar 74’er olmuştu. Klasikleşen Kadıköy’deki derbi maçlarda ceza almaya alışkın Fenerbahçe, bir sonraki iç saha maçında seyircisiz oynamayı da göze almıştı. Kalan 3 maç vardı ve Fenerbahçe’nin Trabzonspor deplasmanı ile Galatasaray’ın da Beşiktaş deplasmanı fikstürde gerilim dolu haftaları yaşatacaktı...


İKİ HAFTA ÖNCE:

29 Nisan Cumartesi...
Aynı saatlerde oynanan maçlarda Galatasaray Ankaraspor'u Ali Sami Yen'de 4'lerken, kulaklar Trabzon'daki Fenerbahçe maçına odaklanmıştı. Fatih Tekke'nin 2 gol atmasına rağmen Fenerbahçe deplasmanda 3-2 kazanarak 3 puanla ayrılınca, puanlar 77’şer olmuş ve Fenerbahçe haftayı averajla lider olarak kapatıyordu...
Gerilim devam ediyordu...


BİR HAFTA ÖNCE:

7 Mayıs 2006 Pazar...
Galatasaray’la oynadığı maçlarda klasikleşen ceza almaya alışkın Fenerbahçe taraftarı, seyircisiz oynadığı maçta stadın civarında başlattığı coşku ile hem Bağdat Caddesi’ni, hem Kadıköy ilçesini hem de rüyalarını süslemişlerdi ki; üstelik Kayseri Erciyes önünde 4-2 galipken Boğaziçi’nin diğer tarafında da ezeli düşmanları Galatasaray ile ebedi kanka ilişkisi yaşadıkları Beşiktaş arasında oynanan maçta da, son dakikalara 1-1 ile girerken şampiyonluk şarkıları söylemeye başlamışlardı bile, yaktıkları meşalelerle...
Fırat Aydınus’un +3 dakikalık uzatması kimine göre de 3 buçuk oluyordu. İnönü Stadı’na gelen inanmış ve şanslı Galatasaraylılardan biri olduğum için bu satırları yazarken tekrar o Bahar akşamında yaşadığım hazzı tekrar hissettiğimi farkettim şu an. Eski Açık’ta tribünde 6-7 sıra aşağı uçmama sebep olan o an yok mu? Ölü toprağı serpiştirenlere inat, küllerimizden yeniden doğmamızı sağlayan o an yok mu? Ömre bedeldi! Dakikalar 92:43'ü gösterdiğinde son atakta; belki maç, belki de şampiyonluk bitecekken Hasan Kabze'nin İnönü'nün deniz tarafındaki kalenin içine gönderdiği şut, ağların ta ötesine Kadıköy yakasına kadar gümbür gümbür vurgusunu hissettirmişti. Galatasaray Beşiktaş maçını deplasmanda son saniyelerde 2-1 kazanınca puanlar 80-80 olmuştu ve Fenerbahçe liderliğini son haftaya taşımıştı...

O GÜN:

14 MAYIS 2006, Pazar...
Dananın kuyruğunun koptuğu gün!
Ali Sami Yen’deki Kayserispor maçında 3-0’ı erkenden yakalayan Galatasaray camiasının gözleri, kulakları, tüm hücreleri Denizli’deki Fenerbahçe maçındaydı. Dakikalar ilerledikçe ve halen gol haberi gelmeyince ümitler, umutlar, dualar, küfürler, gözyaşları, totemler, kalp ritimleri oluk oluk çökmüştü Denizli şehrine. Denizli şehrinde kimine göre facia, kimine göre de fiesta şeklindeki şölen tadında bir hata yapmazlar diye düşünmüştüm açıkçası. Ama rakip Fenerbahçe’ydi. Sürprizlerin de takımıydı aynı zamanda Fenerbahçe...
80’inci dakikaların başında Denizlisporlu Mustafa Keçeli’nin attığı gol Ali Sami Yen Stadı’nda gök gürültüsü gibi etki yaratmıştı.  Gözyaşları sel, dualar kabul, kalpler ritm, vücutlar titremekten zangır zangır olmuştu. Son dakikalarda Tuncay da gol atınca maç 1-1’e gelmişti. Ancak bitmiyordu maç. Bitmek bilmiyordu. Radyodan maçı dinleyenlerdeydi tüm gözler. Suratındaki minicik mimikleriyle anlamaya çalışıyorduk olup biteni. Maç 16 dakika uzamıştı Denizli’de. Bitmek bilmeyen maçın bittiği haberi gelince ve Galatasaray’ın şampiyon olmasıyla tarifsiz bir mutluluk yaşayan Galatasaray taraftarı ile üzüntülerin en dibini yaşayan Fenerbahçe taraftarı oluşmuştu birden memlekette. O yıllarda sosyal medya yoktu. Olsaydı sataşmalardan dolayı çok dostluk bitebilirdi bence...

İşte böyle bir serüven ve gerilim dolu bir sezondu 2005-2006 sezonu; enteresandı da. Ben son haftaları hatırlattım ama sezon içinde de sıra dışı replikler de olmuştu...
O sezon elin Schalke'sinde oynayan ve Kadıköy'de jöleli saçlı Volkan'ı madara eden Lincoln'ün birkaç sezon sonra Galatasaray’a geleceğini...
Aynı sezon Kadıköy’deki Milan maçında Shevcenko'ya madara olan Servet'in istemesek de Galatasaray’a transfer olacağını...
Manisa'dayken 99 numaralı formasıyla sağbek oynayan Arda'nın Galatasaray için oynadığı ender güzel futbolu Fenerbahçe maçında oynacağını...
Sezon başı Tromsö'ye elenen Galatasaray’a bu şampiyonluğun bir sus payı olacağını...
Gizli tılsım Konyaspor'a Anelka'nın eliyle yaptığı rövaşatasına, Aydın Yılmaz'ın ömür boyu Galatasaray'la kontrat yapmasını sağlayan o deli cesaretiyle uzaklardan savurduğu son dakika golünün cilvesini...
Saatlerin 20:45'te ding dong çalmasıyla Galatasaray taraftarının bıyık altından halen gülümsetmesinin sebebini...

GALATASARAY TARAFTARI UNUTMUYOR...

YORUMLAR

  • 0 Yorum