1OL Civelek

1OL Civelek

Deplasman Tribünü
[email protected]

Kızıma mektup

30 Kasım 2021 - 14:33

Cemre’me yazdıklarımı ilk kez okuyanlara merhaba demek istiyorum. Daha önce de sosyal medyada yazdıklarımı okuyanlar ne demek isteyeceğimi anlayacaktır...
Ben kızımın babasıyım! Bu faktör 7 sene önce nokta koyduğum 30 senelik tribüncülüğümden de, halen devam etmeye çalıştığım 30 seneye yaklaşan restoran geçmişimden de ve nefes almaya çalıştığım 47 yıllık yaşantımdan da ötedir!
Ben kız babasıyım! Statüler üstüdür kız babalığı...
Nedir kız babalığı anlatayım biraz!
Nedir kız babalığı okusun kızım!

Akranlarım anlar ve bilir ne ifade etmek istediğimi...
Ben İstanbul çocuğuyum! Geceleri korkusuz akmak ve yaşamak için, gündüzleri usanmadan şarjörüme cephane biriktiren bir ferdim!
Ben ki gündüzleri bi ton insanı mutlu ederken, geceleri kendimi mutlu edebileceğimi sanan kişilerdenim!
Kimi zaman yorgun, kimi zaman şaşkın, kimi zaman üzgün, kimi zaman da şampiyon oldum...
Ben, beni çalıştıran-benden medet umanlardan medet umanlardan biriyim!
Bi nebze başardım, bi nebze yenildim!
Bi nebze goller attım, bi nebze küme düştüm...

Öyle böyle getirdim kızımı 12 yaşına!
Benden mutlu mu, bana razı mı bilmiyorum şu an! Çünkü ergenliğe adım attı! Bundan bir kaç yıl önce “Mutlu” diyebilirdim. Şu an O da bilmiyor kim olduğunu ben de bilmiyorum kim olacağını! Deniyoruz, işliyoruz, format atıyoruz...
İstanbul’un her sokağını biliyor; çünkü el ele, kol kola gezdik her yerini karışı karış. İstanbul’daki her apartmanı, her müzeyi bilebiliyor. Kültürel ve sosyal özgüveni aşılayabildim elimden geldiği kadarıyla...
Çok şey öğrendi elbet ama şu ana kadar öğrenebildiği ilk şey dik duruş olduğunu düşünüyorum. Kantinden tost alacak parası olsun cebinde, kalemini açan kalemtraşı olsun. Karate de biliyor, iyi resim de yapabiliyor. Kıyafeti ütülü, defterleri düzgün olsun. Yüzü gülsün yüzü! Morali de olsun dertleri de...

Sabahları okula giderken günaydın dediği kişilerin mesleği umrunda değil kızımın. Sokakları temizleyene de, servis şöförüne de, bakkala da, öğretmenine de statü gözetmeden saygı selamını verebildi şimdiye kadar hep! Öyle öğrendi çünkü...
Kızıma günlük yazıyorum ben 4-5 yıldır. Birkaç sene sonra da aklı başına gelince, lise zamanı teslim ederim o seriyi. Umarım yol haritası olur, pusula olur...

Kızım büyüyor ve gelişiyor şu an! Regl de oldu, ergen de oldu! Hormonal de gelişiyor, fiziksel de değişiyor! Babasını da şaşırtıyor, kendini de zorluyor! Eve anahtarıyla girme cesareti de var, izinsiz hareket etmeme saygısı da! Hayvan sevgisi de çok, insanlardan korkusu da yok! Öğrendikleri bu demeyeceğim; çünkü Cemrem bu, yeni çok şeylere açık ve meraklı...
Kızımdan bahsetmek istedim...

Belki de okuyan kişilerini çocuklarıla olan repliklerini yazdığımı düşünüyorum.
İnternete hapsolmuş bir hayat, teknolojinin hükmettiği, koronavirüsün de hortumladığı iki senelik kaybındaki ergenliğe giriş startındaki olası gelişiminde kızımı zaptetmenin zorluğundan da bahsetmek istedim belki de...
Gurur duyarken korku da duyuyorum tüm ebeveynler gibi...
Çocukluklarını yokluk içinde belki de çokluk içinde yaşayan ebeveynleriz biz. Şimdi ise lüks evlere hapsolmuş internetten başını kaldırmayan ve çocukluklarını yaşayamayan çocukların velileriyiz...

Bak kızım! Bu koca şehir İstanbul’a, belki de zincirlerini kırıp açılacağın dünyaya hazırlıyoruz seni. 12’sini bitirmiş koca genç kız olduğunu düşünürken de, sen benim için halen bebeksin. Aynısını derlerdi; “Çocuğun hep bebek kalacak!” diye...

Hayatını anlık yaşa. O an ne yapmak istiyorsan, o an hangi ruh halinde işen onu yap! Öteleme hayallerini. Dene, yanıl ve yenil. Tekrar dene, tekrar yenil. Olsun varsın. Pişmanlığın kalmasın sellektör yapa yapa gaza bastığın yoldaki dikiz aynanda. Üç şeyden uzak dur kesinlikle! Un, tuz ve şeker değil bunlar. Bunlar “Yalan, hırsızlık ve ahlaksızlı!” Hem civarındakilerde, hem de bünyende olmasın sakın. Senin bütün hasarlarına ve vereceğin zararlara razı ve hazırım. Dene ve tadını çıkar hayatın. Etrafında olumsuz düşünen ve kötümser yaşayanlar kişilerden uzak durmaya devam et. İstemediğin şeylere hayır demeye de devam et. Seni yoracak sorulara yalan ve eksik cevap vereceğine “Cevap vermek istemiyorum!” demeye de devam et...

Koronavirüsün tüm dünyadakilerle beraber senden aldığı şu iki senelik duraksamadaki boş vermişliğini yol sayarsak gayet iyi gidiyorsun kızım...
Gittiğin yol senin yolun olsun...
Yolun açık olsun...

YORUMLAR

  • 0 Yorum