Burak Kılavuzoğlu

Burak Kılavuzoğlu

[email protected]

NATO'ya girmesinler derken NATO'ya mahkûm bırakmak 

12 Mayıs 2022 - 13:40 - Güncelleme: 12 Mayıs 2022 - 13:46

Rus devlet anlatısı dışarıda ve içeride, "NATO'ya üye Ukrayna, Rus varlığına tehdittir. Ukrayna'ya NATO'ya üye olmadan saldırmalıydık ve saldırdık" söyleminin etrafında şekillendi. 
Ukrayna savaşı 2 ay 2 haftayı doldurdu. Kısa zaman içerisinde sonlanması beklenmiyor.  Rusya topyekun işgal olarak başladığı planından vazgeçti. Ukrayna'nın kuzeyinden çekildi ve doğusuna yükleniyor. Artık 'kısıtlı hedefler' var ve o hedefler bile kısa sürede gerçekleştirilebilecek gibi gözükmüyor. 



İkinci Dünya Savaşı'ndan günümüze Rusya'nın ikinci zayıflığı olarak görülen kuzey hattında sırf tehdit oluşturmamak için NATO'ya katılmayan iki bağıntısız ülke İsveç ve Finlandiya Ukrayna işgal denemesinin ardından NATO'ya katılıyor. 

Rusya için ilk söylem çoktan çöpe atıldı. 'VARLIK İÇİN TEHDİT' olan NATO, Rusya için savunması zor olan kuzeye doğru genişliyor. Sebebi Rusya'nın kendisi, saldırgan taraf Rusya, savunmada bulunan taraf yine NATO. 

Ne müthiş devlet aklı ama! 

Rusya'nın söylemleriyle devlet politikaları elbette uyuşmak zorunda değil. 
Ancak Rusya'nın savaşı idare, Ukrayna'yı küçümseme, Rusya'nın ve dünyanın çıkarlarını topyekun tehlikeye atma olgusunun sebebi devlet politikası değil, tek adam rejimidir. 

Tarih tek adamların delilik ve inatlarıyla dolu! 
Stalingrad'da yüz binlerce askerin eksi 40 derecede ikmal edilebileceğine güvenen Hitler ile Ukrayna'nın 10 gün içerisinde teslim olacağına inanan Putin aynı özgüvene sahipler. 

Tek adamlar gerçeklerle savaşırlar. 
Aynısını ülkemizde de görüyoruz. 
Ekonomi bilimine meydan okuyor, açız.
Cinsel açlığın doruk noktasına ulaştığı coğrafyalardan milyonlarca genç erkeği 'ümmetimiz, kardeşimiz' diyerek vatanımıza dolduruyor, güvende değiliz.
One minüt, kardeşim Esad, kandırıldık, benim savcım, iki tane ayyaş... sürekli değişen ruh halleri, sürekli değişen çıkarlar, hepsine göre anlık değişen politikalar. Neden? Çünkü devletin bakiliği değil, tek adamın şahsi çıkarları var. 

Şahsım ülkeleri vatandaşlarının vay haline! 

Putin'i savunanların, Erdoğan'ı savunanlardan çok bir farkı yok.
Çağımıza ait değil. Çağımıza ait olmayanlar sayesinde bu durumdayız. 
Gerilik körü körüne inanmaktır. Neye inandığın önemli değil! 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum