Derya Talay Güldik

Derya Talay Güldik

[email protected]

Çocuk gibi... 

23 Nisan 2022 - 10:03

Bir sabah oğlumu okula bırakmış dönerken gözüme bahçedeki ağaç takıldı. Çam ağacı türlerinden, yapraklarının rengi yeşilden göz alıcı bir sarıya dönmüş. Ne güzel rengi ve deseni var dedim. Sonra durdum bir an, neden geçip gidiyorum? Yöneldim ağaca, baktım, dokundum, kokladım. Gerçekten hissettim. O kısacık an, o kadar gerçek ve iyi hissettirmişti ki bana... sonra çocukluğum geldi aklıma. Çocukken daha çok farkederdik, daha çok incelerdik, ufak gibi görünen büyük güzellikleri. Yaşamın telaşına kaptırmamışken kendimizi... 

Tabi bu güzel anıların yanısıra, kötü hissettiren, acısı geçmiş olsa da hatırlandığında iç burkan hatıralar da gelir akla. Yetişkinliğe ilerlerken, olumsuz anıların farkına varıp, bu deneyimleri kabul ederek hayata olumlu katabilirsek ne mutlu, ya üstesinden gelemediklerimiz? Yaşamımızı zorlaştıran, ilişkilerimize yansıyan, bizi hala yıpratan anılar... Hatta farkına bile varamadığımız korkular, kaygılar, önyargılar... 

O yüzden sormak gerek ilk önce neden böyle diye. Derinlere inilince gelir önümüze çocukluk. Bir çok anne baba iyi bir ebeveyn olmak ister elbette, ancak geçmişte yaşanılan, o derinlerdeki benliğimize hükmeden öğrenilmişlikler, yansır çoğu zaman kendi çocuklarına. Çocuklarına yaptıkları davranışlar yanlış, hatalı bile olsa, doğru olduğunu sanar ve sorgulamadan aynı tavırlara devam eder. Çünkü öyle öğrenmiştir, öyle görmüştür. Üzerinde düşünüp, tarafsız sorgulamadıkça da farkına varamaz. Ta ki bize ayna olan çocuğumuz bizi kendimize gösterene kadar. "Bu çocuk niye böyle oldu" diye onda ararız memnun olmadığımız halleri. Birçok sebebi vardır elbette, ancak çocuğun yetiştiği ortam, ebeveyn tavırları, ilk sırada yer alır.

Daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi trans jenerasyon, yani sonraki nesillere aktarma durumu ortaya çıkıyor. Burda daha çok üzerinde durmak istediğim, sorunların biyolojik anlamda, genetik yolla çocuklara aktarılması değil,  bu durumları ve tutumları, sonradan davranışlarımızla onlara öğretmemizdir. İşte tam da burda seçim yapabilme şansımızın olduğunu bilmek ne kadarda önemlidir. Hiçbir şey için geç değildir. Sevgi için, anlayış için, ilgi için, hiçbir zaman geç değildir. Sen zor bir çocukluk geçirdin diye sen de onun hayatını zorlaştırma. Sana kötü davrandılar diye sen de çocuğuna kötü davranma. Çocuk sevildiğini, değer verildiğini hissetmek ister. Bu en temel ihtiyaçtır. Bundan mahrum olan yavrular yetişkinlite sorunlu ve mutsuz insanlar olarak ortaya çıkarlar. Çocuk, senden olan ancak sana ait olmayan güzelliktir. O masum, yeni bir birey, hayatın acısını ondan çıkarma. "Ben de böyle büyüdüm, bişey olmaz" deme. Kır bu döngüyü, bütün sevgini ver, bütün bilgini ver, bütün nezaketini göster, göster ki nasıl mutlu olunur görsün... O mutlu olsun bak sen daha mutlu olacaksın... 

"Dünyaya gelen her bir insan yavrusu bir mucize, muhteşem bir potansiyeldir. Bu potansiyelde hem sınırsız iyilik hem de kötülük vardır. Bu potansiyel şimdiye kadar keşfedilmiş ve şimdiden sonra keşfedilecek bütün yeni buluşların kaynağıdır." demiş Doğan Cüceloğlu. 

Yaşamın güzel detaylarını kaçırmadığımız, çocuk gibi tarafsız, özgür, korkusuz ve samimiyetle baktığımız bir yaşam diliyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum