Derya Talay Güldik

Derya Talay Güldik

[email protected]

Olumlamalar ve bakış açısı üzerine... 

22 Kasım 2021 - 11:06

Sizlere son zamanlarda çokça duyduğumuz "olumla" tekniğinden bahsetmek istiyorum. En kısa ve anlaşılır haliyle olumlama yapmak, kişinin kendi yaşamına dair pozitif yaklaşımlar sergileyerek, gerçekleşmesini istediği konularda olumlu telkinlerde bulunması olarak tanımlayabiliriz bu ifadeyi. İnsan bir olgu ya da durum üzerinde öncelikle düşünce oluşturur. Oluşan bu düşünceler, sonrasında kelimelere, sözlere dökülür. Düşüncelerin ve sözlerin yaratım gücü vardır ki sonraki aşamalarda artık düşünce ve söylemler bilinçaltına ulaşır, sonucunda eylemlere geçilir. İşte bu nedenledir ki bakış açısını geliştirmek ve olumlamalarda bulunmak kişinin yaşam yolculuğunu daha huzurlu ve mutlu sürdürebilmesi için etkili bir araçtır. Her düşüncenin, ağzımızdan çıkan her bir kelimenin yaşamımıza olumlu ya da olumsuz etkisi vardır.
 


Sürekli şikayet eden, memnuniyetsizlik belirten insanlara bakın. "Hep benim başıma geliyor" diyenler, sürekli şikayet edip, negatif bakış açısı sergileyen kişiler, hep de bu döngünün içinde sıkışmış ancak bu durumdan çıkmak için de bir adım atmayanlardır. Hayat her zaman bize istediklerimizi sunmamış olabilir ancak bu deneyimler ne kadar kötü ve acı gelse de hepsinin kişiye kattığı deneyim bir o kadar kıymetli, olgunlaşma yolunda önemli bir öğretidir. Burada önemli olan olumsuz durumları hazmederek, bu durumlardan ders çıkarmak ve bir dahaki seçimleri bu öğrenilen bilgiler ışığında, kazanılan tecrübeyle yapabilmektir. Burda da kişinin farkındalığı önemlidir. Aynı olumsuz durumlardan şikayet ederek ve yine aynı yolları yürüyerek hayatımızın pozitif yönde gelişmesini bekleyemeyiz. Bu nedenle gündelik yaşamımızda yapacağımız küçük ve basit olumlamalarla bakış açımızı iyiye, güzele çevirebilir ve sonucunda daha mutlu bir yaşam yolculuğuna devam edebiliriz. Öncelikle yaşanılan olumsuzluklar sonucunda durumun dışından bakıp sorgulamak, sonrasında bu durumun bir daha yaşanmaması için dersler çıkarmak gerek. Oluşan bu farkındalıkla birlikte olumlu düşünceler oluşturmak, niyet etmek ve tabiki eyleme geçmek gerekir. Düşünceler ve istekler tek başına bir işe yaramaz bu isteklerin bilinçaltına ulaşmasını engelleyen korku ve kaygılardan uzaklaşarak ve iyiye inanarak yola devam etmek gerekir. Çünkü olumlama, gerçekleşmesi istenen bir durumun gerçekleşeceğine kalpten inanmaktır. 

Sözlerin ve kelimelerin yaratım gücünün farkında olarak, kendimize söyleyeceğimiz olumlu sözlerle bilinçaltımıza ulaşabiliriz. Seslere dönüşen istekleri işiterek olumlu yönde telkinde bulunmuş olur ve olumlamaların gerçeğe dönmesini sağlayabilirsiniz. Peki nasıl yapılır bu olumlama dersek... Yeni güne başladığımız ilk saatler bunun için ideal zamanlardan biridir. Bugün güzel bir gün olacak, kendimi seviyorum ve iyilikleri hakkediyorum, bugün benim için hayırlı geçecek, yoluma çıkan zorluklar karşısında güçlü ve sabırlı olacağım... gibi kişinin olmasını istediği herhangi bir konuda, olumlamalar yaparak güne başlaması bu yönde güzel bir adım olacağı gibi, gün sonunda da yatmadan önce, yarın güzel bir gün olacak, daha sağlıklı ve enerjik uyanacağım, şimdi huzurlu bir uyku uyuyacağım gibi sözcüklerle kendimize olumlu telkinlerde bulunabiliriz. Sesli bir şekilde kendimize söylemekle bilinçaltına pozitif olgular yerleştirebiliriz. Düşünün ki kırmızı bir araba almak istiyorsunuz bunun üzerinde biraz düşündünüz, o gün içinde trafikte sürekli kırmızı arabaları görmez miyiz? Bu durum herkesin başına gelmiştir. Algıda seçicilik oluşur. Neyi ne kadar çok düşünürsek ona o kadar daha yaklaşmış oluruz. Başıma kötü bişey gelecek diye kaygılanıp durursak sonucunda başımıza illaki olumsuz bir durum gelecektir. Bu nedenle iyi, olumlu düşünmeli ve evrenin çekim yasasından bir an evvel faydalanmalıyız. İyiye odaklanırsak iyiyi, kötüye odaklanırsak kötüyü görürüz. 

"Kirli bir camdan bakıp herkesi ve herşeyi kirli sanıyorsunuz" demiş Franz Kafka. Bakış açısının ne kadarda önemli olduğunu ne güzel anlatmış bu bilge söz... İnsan kökleri ve edindiği bilgileri ile görür ve yaşar hayatı. Kötülüklere maruz kalmış olmak o kötülükleri devam ettirmek anlamına gelmez. Bu döngüyü kırmak kişinin elinde, yeterki bu yönde inansın ve çaba göstersin. Bakış açısını değiştirebilmek, empati yapabilmek, sabır ve hoşgörü gibi gelişmiş insani duyguları yükseltebilmek bizim elimizde. Hayatının kalitesini artır, frekansını yükselt. 
İyi düşün, iyi olsun...
Namaste.

YORUMLAR

  • 0 Yorum