Murat Aydın

Murat Aydın

[email protected]

Ateşin Çocukları ve Kara-Gül'ün çıkışı!

01 Ağustos 2021 - 23:55 - Güncelleme: 02 Ağustos 2021 - 00:19

Türkiye’nin ciğerleri günlerdir yanıyor, turizm bölgesi ateş altında. Birçok yangının aynı anda, ya da peş peşe başlaması sabotaj ihtimalini güçlendiriyor. Uzun yıllar orman sahalarında görev yapmış ve halen de görevini sürdüren orman mühendisi arkadaşıma orman yangınlarıyla ilgili düşüncesini sordum. Kendisi ve şu anda görev yaptığı yerdeki meslektaşları da bu yangınların spontane olduğuna inanmıyor. İnsan eliyle yangın çıkma olasılıkların olduğunu söyleyen arkadaşım, ormandaki bir cam parçasının bile bu kadar yüksek sıcaklıkta benzin görevini göreceğini söylüyor. Orman yangınlarıyla ilgili insanlarda çok büyük sorumsuzluk olduğunu belirtiyor ve atılan izmaritler, söndürülmeyen ateş, cam parçaları gibi sebeplerden yangınların çıktığını ama bu kadar ağır, peş peşe yangınlarının sebebinin bunlar olamayacağını, dolayısıyla bu yangınlarda kastın var olduğunu söylüyor.

Kişisel kanaatim de bu yangınlarda sabotaj ihtimalinin yüksek oluşu. Fakat bu kadar yüksek derecede, peş peşe gerçekleştirilen orman yangınlarını kim çıkarıyor? 
Soru bu.



Ben İbrahim Karagül gibi, “CHP, orman yangınlarında PKK ile hareket etti. PKK ormanları yaktı, onlar işi başka yerlere çekip hedef şaşırttı. Çok kirli bir ittifak bu. Kılıçdaroğlu milli bir güvenlik neselesidir. Marmaris’i böyle yaktılar” demeyeceğim tabi…

Bu arada yazım yanlışı bana ait değil, Karagül adındaki gazeteci kılıklı provokatöründür. Doğrusu “meselesidir” olacaktı.

Nefret ve düşmanlık içeren, ülkenin bir bölümünün destek verdiği büyük bir partiyle ilgili bu kadar ağır suçlamada bulunmak için bir gazetecinin elinde bilgi, belge olmak zorundadır. Yoktu ki, gelen tepkiler üzerine bu gazeteci kılıklı kişi, attığı tweeti silmek zorunda kaldı.
Düşünün her fırsatta Millet İttifakı ve onlara oy verenlerin bu ülkede ayrımcılık yaptığı, kamplaşma yarattığı üzerine sürekli iktidarı destekleyen basında bu yönde yazılar çıktı…

Ama Karagül’ün bu yazısı aslında bu kamplaşmanın kimler tarafından yaratıldığı, nasıl düşmanlık tohumlarının atıldığının da göstergesi oldu.

Bu tweet üzerine galeyana gelen ki, bazı hazırda bekleyen eli sopalı eşkıyalar, CHP’lilere yönelik şiddet içeren saldırılara başlarlarsa bunun hesabını kim verecek?

Patronunun zeytinlerini manşetten “Koronaya Karşı Zeytin Yaprağı” diye asparagas haber yapıp, pazarlayan Karagül mü? Tabi ki hayır. Çünkü o arkasına aldığı iktidar gücüyle bu kadar pervasız bir şekilde saldırıyor ve cezasız kalacağını da biliyor…

Ama Karagül adındaki bu şahsiyet Türkiye yangın yeri iken, iktidar tarafından PKK ile ilgili henüz açıklama yapmamışken, (Ateşin çocukları adlı örgütün üstlenmesini geçiyorum) “PKK yaptı” demesi ve peşinden HDP ile CHP arasındaki siyaset ilişkisinden yola çıkarak PKK-CHP ilişkisine dem vurması hiçbir şekilde kabul edilemez…

Bu provokatörlük ve bu ülkenin dokusu için bir dinamit görevini gören çıkıştır. Bunun hesabının verilmesi gerekiyor.

Öte yandan Ateşin Çocukları adlı paravan örgüt de PKK’ya yakın siteler aracılığıyla yakılan ormanların faili olduklarını açıkladı. Ki bu karanlık örgüt tıpkı TAK gibi kaos yaratan, PKK’nın savunamayacağı terör eylemlerini yapan oluşumlardan biridir. Ve şunu açıkça söylemek gerekiyor ki TAK da, Ateşin Çocukları da birilerinin kullandığı paravan örgütlerdir. Bunu kullananlar zaman zaman PKK’nın da olması, PKK ile ilişkisini de gösterir. Çünkü PKK’nın ortaya çıktığı dönemlerde var olan bütün Kürt örgütlerini tasfiye etmesi ve kendisinin sadece alanda kalması, günümüz için de geçerlidir. PKK, bu alanda kendisine rakip örgütün var olmasına izin vermez. O yüzden hiç kimse bana bu iki örgütün PKK’dan bağımsız olduğu safsatasını söyleyemez.

Ama dediğim gibi Ateşin Çocukları adlı örgütün açıklamasına baktığınızda Türkiye’yi yangın yerine çevireceğini söylüyor ve geçen yıl da meydana gelen yangınları üsteleniyor. Yani onların açıklamalarına bakıldığında Türkiye’deki tüm orman yangınları, büyük fabrika yangınları dahil bu karanlık örgüt tarafından gerçekleştirilmiş. İçişleri Bakanlığı isi bu iddiaları yalanlıyor. 

Peki, PKK bu yangınları üstleniyor mu?

Ben kişisel olarak şunu söylemekle yetineceğim. Bu orman yangınlarıyla ilgili PKK’dan açıklama gelmesi gerekiyor. Hem de bir an önce.

Çünkü ülke yangın yeri… Siyaset desen keza orası da öyle… Türkiye derin bir yoksulluk, yolsuzluk ve çürümüşlük içinde. İktidar partisi ile MHP arasında ipler kopmuş durumda…
Bu yangınların olduğu dönemde PKK üzerinden Kürtlere, HDP’lilere yönelik saldırganca tutum, ırkçı yaklaşım da sosyal medyada kendisine yer bulunca, bunun karşılık bulması Konya’daki Kürt aileye yönelik katliam oldu.

Eğer bu tehlikeli gidişat sürer, PKK bu terör eylemini kabul ederse, Karagül gibi provokatörlerin işlediği suçlar cezasız kalırsa, korkarım ki Türkiye yeni bir gerilime doğru evrilecek. Bunu ancak iktidar ve muhalefet, ve bu ülkenin aydın insanları, sağ duyu sahipleri durdurabilir. Sosyal medyada oluşan haberlerin birçoğu yalan. Gördüğünüz her habere lütfen ama lütfen inanmayın…

Derin bir el Türkiye üzerinde oyun oynuyor. Artık bu aşikar. Orman yangınları, Konya’daki katliam, Kürtlere ve HDP’ye yönelik sosyal medyada öfke, kin paylaşımları bunun net göstergesi…

Eğer orman yangınları da PKK’nın işi ise orada bir kez daha durup düşünmek gerekiyor. Bu vahşi terör eyleminin, Konya’daki katliamdan farkı yoktur. Ormanlar değil, halkın canı yakılıyor çünkü. Ve bunun sonucunda bu ülkede meydana gelecek olayların sorumluluğu da PKK üzerinden HDP ve bu ülkenin çocuklarına çevrilir. Tıpkı Konya’daki gibi…
Ateşin Çocukları adlı karanlık örgüt, durumdan vazife çıkarıp yangınları üstlenmiş olabilir ki, bunu zaman zaman yapıyorlar. Dileyelim ki öyle olsun ve dileyelim ki bu yangınlar kundaklama değil, dikkatsizlik sonucu çıkmış olsun. 

Ama aslında asıl sorulması gereken soru…

Ateşin Çocukları açıklaması PKK tarafından sahiplenilecek mi?

PKK yapmadıysa kim yaptı?

Ve neyi hedefliyor?

İşte asıl tehlike burada…

YORUMLAR

  • 0 Yorum